info@sirfdanismanlik.com.tr Sırf Danışmanlık Hizmetleri

Teknoloji sosyal yönetsel değişim

Teknoloji sosyal yönetsel değişim


Ne tür olursa olsun değişim rahatımızı kaçırır ve bizi etkiler...
“İnsanlar değişimden değil kaybetmekten korkar”. Cynthia Scott, yazar
“Herkes değişimi sever, ama değiştirilmeyi sevmez”. Anonim
“Ya önderlik et, ya takip et, ya da yolumdan çekil”. General George S. Patton
Neyin olmadığını görüp “Neden?” diye soracağımıza; Neyin olabileceğini görüp “Neden olmasın?” diye soralım. Robert Kennedy.

Değişimin Nedenleri:
Değişim Yönetimi “Denge Sanatıdır”
Değişim yönetimi bir bütündür ve bundan dolayı parçalarının birbirini nasıl dengelediği, bir unsuru değiştirmenin diğerlerini nasıl değiştirdiğini, sıralama ve hızın bütün yapıyı nasıl etkilediğini anlamaktır
Bugün dünyamız, ekonomik, siyasal, toplumsal ve kültü¬rel alanlarda yepyeni değişimler ve oluşumlar çağını yaşı¬yor. Küreselleşen dünyanın acımasız rekabet koşullarına rağmen ayakta kalmaya ve büyümeye çalışan işletmelerden, değişen dünya koşullarında yeni yerini almaya çalışan ülkelere kadar, bütün sistemler değişim halindedir. Bu süreçte iletişim, eski geleneksel biçiminden sıyrılarak, teknolojik boyutlarıyla etkinliğini ve gücünü artırmıştır. Yeni dönemin ürünü olan bilgi iletişim teknolojileri ve yeni iletişim ortamı, hem bireyler hem de organizasyonlar için yepyeni fırsatlar yaratmaktadır.
Bu çalışmada, küreselleşme olgusu kavramsal çerçevede tanımlanmakta, küreselleşme sürecinde ortaya çıkan yeni yönetim paradigmaları ve iletişimin teknolojik gelişmelerle ulaştığı yeni boyutlar irdelenerek, değişimin ve iletişimin yönetim süreçleri açısından yarattığı yeni koşullar ve olanaklar değerlendirilmektedir.
Anahtar Sözcükler: Küreselleşme, Değişim, İletişim, Yönetim, Yeni Yönetim Paradigmaları.
Evrenin bir bütün olarak sürekli bir oluş ve değişim içinde olduğu bir çok düşünür ve filozof tarafından çok eski çağlardan beri dile getirilmiştir. Nitekim Heraklietos ( M.Ö. 540-480) “ aynı nehirde iki kere yıkanamazsın” sözüyle bunu vecizeleştirmiştir[1]. Söz konusu bu değişim üç farklı boyutta ele alınmaktadır. Bunlar toplumsal değişme, teknolojik değişme ve ekonomik değişmedir[2]. Örgütler de içinde bulundukları çevrenin bir ürünü olduklarından her örgüt hayatta kalabilmek için değişmek ve değişime ayak uydurmak zorundadır. Örgütler açık sistemlerdir. Çevresel değişimlerden kendilerini koruyamazlar. Dolayısıyla değişim yönündeki içsel ve dışsal baskılara bir tepki vermek zorundadırlar