info@sirfdanismanlik.com.tr Sırf Danışmanlık Hizmetleri

Stratejik Siyasal İletişim Danışmanlığı

Stratejik Siyasal İletişim Danışmanlığı

Basın yoluyla yazılanlar:Reklam gündemde olmaktır.bu nedenle basın yoluyla aleyhte olsa hakkınızda yazılanları lehinizde kullanılabilirliğine çözüm sırf biziz.kısaca meyvesi olan ağaç taşlanır atasözü eksenli haber reklam değerinde kamuyla paylaşım sağlanmakta olup.1978 yılında bu yıla kadar basın tecrübemizi sizinle paylaşmaktayız.

Seçmenlere iletişim.: sırf size özel seçmen davranışıyla ilgi geliştirilen belli başlı teoriler incelenmekte, daha sonra seçmenleri etkilemede kullanılabilecek propaganda, ikna ve iletişim faktörlerine yönelinmektedir.sırf iletişimde sizinle çözümdeyiz.

Seçim kampanyaları: Her aday seçim kampanyası çalışmalarına başlamadan önce, amaçlarını tanımlamalı, kişisel özelliklerini ve yeterliliklerini, parti örgütünün gücünü ve kaynaklarını sağlıklı bir şekilde değerlendirmelidir. Seçim Stratejini belirlemeden önce aday rakiplerini, seçmenlerini tanımalıdır. Kampanyanın dayanabileceği konunun seçmenleri nasıl etkileyeceği ile ilgili analizler yapılmalıdır. Hazırlık aşamasında "aday", "kamuoyu" ve "konular" olmak üzerinde üç şekilde bir araştırma yapılmalıdır.

Aday açısından araştırmalar, seçmenlerin adayları nasıl gördüklerini ve seçmenlerle adaylar arasındaki benzer özellikleri ortaya çıkartmada önemlidir. Seçmenlere yönelik araştırmalar ise oy verme kalıpları, oy vermenin demografik bağlantıları ve seçmenlerini tutumlarını belirler.

Üçüncüsü ise konular üzerine yapılan araştırmadır. Seçmenlerin üzerinde yoğun bir şekilde durduğu konuları belirlemek için yapılır. (Trafik, Çevre, İşsizlik vs.) Bu konuların önceliğini öğrenmek için yapılırlar. Böylelikle aday seçmenlerin karşısında hangi konuyu ön plana çıkaracağı tespit edilir. Seçim Kampanyamızı araştırma sonuçlarına göre geliştirmeliyiz.

Hazırlık Aşamasında ayrıca şu konular üzerine çalışılmalı

Eksik Bilgilerin Toplanması
Yapılmış ve yaptırılacak olan kamuoyu araştırma sonuçlarının temin edilmesi.
Mevcut belediye başkanının yaptığı çalışmalar, projeler ve yapamadığı çalışmalar belirlenecek.
Rakip Adayların Tanınması

Yapılan araştırmalar rakip adaylara agresif ve saldırgan adayların seçmen gözünde itibar kaybettiğini gösteriyor. Genelde muhalefet adayları olumsuz ve saldırgan bir politika izlerler. İktidar adayları ise daha çok yapılan icraatları anlatır ve mevcut durumu savunurlar. Bu bilgilerden yararlanılarak seçim stratejisi, "uzlaşma kültürü" üzerine inşa edilmelidir.

Sloganların Belirlenmesi

Adayın seçim kampanyasında kullanacağı sloganlar hazırlık aşamasında tespit edilmelidir. Seçim Kampanyasının temelini oluşturan konularla ilgili olarak seçmene ulaşabilecek en etkili sloganları tespit etmek gerekir.Sloganlar;

Metinlerin Hazırlanması

Seçim Kampanyası boyunca çeşitli etkinliklerde kullanılmak üzere metinlere ihtiyacımız olacağından bu metinler seçim kampanyası başlamadan önce hazırlanmalıdır.

Seçim Kampanyasında Yapılacak Çalışmalar.

YÜZ YÜZE SEÇİM ÇALIŞMALARI

Seçim Strateji Merkezinin Kurulması

Seçim Kampanya Stratejisinin belirlenip uygulanacağı, tüm aşamalarının takip edileceği bir seçim strateji merkezi kurulmalıdır. Bu seçim strateji merkezi, seçim kampanyasının yürütüleceği merkezdir. Bölgelerde kurulacak olan seçim büroları da buraya bağlı olarak çalışacaktır. Bu seçim strateji merkezinde alınan karalar zaman kaybetmeden uygulamaya geçirilecek şekilde tam donanımlı olmalıdır. Seçim Ekibi içinde yer alan kişiler bu seçim strateji merkezinde yer alacaklardır.. Seçim strateji merkezi her gün sabah ve akşam olmak üzere iki toplantı yapacaktır. Sabahki toplantıda o gün neler yapılacağına karar verilecek; akşamki toplantıda ise o günün değerlendirmesi ve ertesi günün planlaması yapılacaktır.

Seçim strateji merkezinde bulunması gereken ekipmanlar;

Seçim strateji merkezinde bu işlerin başında, tüm ekip ve ekipmanları koordine edecek bir yetkili bulundurulmalıdır. Seçim Strateji merkezinde ayrıca gerekli araştırmaları yapacak, bilgi ve belgeleri toplayacak veri araştırma ve depolama bölümü yer almalıdır. Çalışmaların hepsi seçim stratejisine uygun planlı ve programlı olarak uygulanmalıdır. Seçim Strateji Merkezinde yetkililer dışında kimse olmamalıdır. Adayın seçmenlerle buluşmasını sağlayacak başka bir mekan hazırlanmalı veya seçim büroları bu iş için kullanılabilir hale getirilmelidir. Seçim Strateji Merkezindeki yetkililerle ilgili olarak dünyadaki uygulamalara bakıldığında 8 kişiden oluşuyor. Aday, seçim komitesini şu şekilde oluşturabilir. Böylelikle seçim kampanyası döneminde gereksiz işlerle uğraşmaz, işlerini daha iyi yürütür.

1.Komite başkanı

2.Başkan yardımcısı

3.Kampanya yöneticisi

4.Siyasal organizasyon sorumlusu

5.Araştırma ve Slogan Sorumlusu

6.Haberleşme Sorumlusu

7.Mali sorumlu

8.Avukat

Komite Başkanı, yüksek organizasyon ve planlama gücüne sahip olmalıdır. Seçim çevrelerini ve parti örgütünü iyi tanımalıdır. Başkan yardımcısı, görev dağılımını ve kararların uygulanmasını takip eder.

Kampanya yöneticisi, seçmenin eğilimlerini ve isteklerini, hangi öneriler ve sloganlarla en etkin şekilde karşılanabileceğini belirler. Komite içindeki en önemli kişi olan kampanya yöneticisi, ayrıca seçim mesajları ile hedef kitlenin ilişkilerini belirlemek; bu kitleye ulaşmanın yollarını önermek; partiye oy vermesi kesin olan seçmenleri sandığa getirecek yöntemler bulmak; karşı partiye meyilli, ama kendi partisine oy verebilecek seçmenlere uygun mesajlar verme gibi işlevleri yerine getirir. Siyasal organizasyon sorumlusunun görevi, seçime ilişkin yerel bilgileri toplamak, seçim gezilerini, miting ve toplantılar düzenlemektir. Parti örgütünü seçim kampanyasına seferber eder, örgütü seçime hazırlayan siyasal organizasyon sorumlusudur.

Araştırma ve Slogan sorumlusu, seçmen gruplarının, hangi özellikleri gösterdiğini araştırıp, onları etkileyecek sloganları üretir. Haberleşme ve Propaganda sorumlusu, seçim mesajlarını kitlelere iletilmesini organize eder. Mali sorumlusu da, seçim organizasyonun mali ihtiyaçlarını belirler ve karşılar. Seçim için ayrılan mali kaynağı optimum fayda ilkesi doğrultusunda planlar.

Seçim strateji merkezinde ayrıca avukatın bulunması gerekiyor. Seçim Kampanyası boyunca çıkabilecek hukuksal problemlerin çözümünü ve resmi işlemleri takip eder.

Seçim Bürolarının Kurulması

Aday adına çalışan gönüllüler, bir anlamda adayın temsilcileri olarak tanımlanabilir. Seçim bürolarının konumu, tasarımı ve gönüllülerin davranışları, aday imajını etkilemektedir. Bu nedenle seçim bürosu kurulacak yerlerin durumuna, iç tasarımına ve buralarda görev yapacak gönüllülerin davranışlarına dikkat edilmelidir. Seçim büroları, bölgenin merkezi ve kalabalık bölgelerinde seçim çalışmalarını yerinde yürütmek üzere kurulmalıdır. Bu bürolarda bir yetkili ve en az iki yardımcısıyla, gönüllüler yer almalıdır. Bu kişiler o bölgede sevilen ve sayılan kişiler arasından seçilmelidir. Ve bu kişiler güler yüzlü, sempatik, adayın imajını destekleyecek şekilde olmalıdır. Seçim bürolarında televizyon, VCD, bilgisayar, faks ve fotokopi makinesi mutlak surette bulundurulmalıdır. Büroya gelen seçmenlere, aday hakkında bilgi veren broşür, promosyon, el ilanı, bayrak ve partiyi tanıtan kitapçıklar verilebilir. Seçmenlerin sorunlarının kaydedileceği bir form hazırlanarak seçmenler tarafından doldurulması sağlanabilir. Seçim bürosu o bölgedeki afiş, bayrak, pankart, poster asılacak yerlerin tespit eder ve bunu yerine getirirler. Gelen seçmenlerin misafir edilip onlara ikramlarda bulunacak ortamların olması gerekir. Seçim bürolarının harcamalarının bir kısmı parti kadroları ve gönüllüler tarafından karşılanabilir. Ayrıca seçim bürolarında bilgisayarlar aracılığıyla(network ağıyla) seçim ofisinde alınan kararlar daha hızlı bir şekilde bölgelere iletilebilir. Seçim büroları seçim strateji merkezi üzerindeki yükü biraz da olsa hafifletir. Bu yolla adaya zaman kazandırılmış olur.

Aday, seçim bürolarındaki gönüllüler ile ayrıca ilgilenmelidir. Bu gönüllüler, davranışları, giyimleri, tutumlarıyla adayı temsil edecek şekilde olmalıdır. Gönüllüler adayları temsil ederken, adayla ilgili samimi konuşmalı, seçmenleri iyi dinlemeli, mümkün olduğunca seçmenle aynı görüşleri paylaştığı izlenimini vermelidir. Gönüllülerden en fazla yararlanılan alan ev ziyaretleridir. Ev Ziyaretleri seçim çalışmalarında ayrı bir öneme sahiptir.

Ev Ziyaretleri

Gönüllülerin evleri dolaşarak yaptıkları çalışmalar sırasında seçmenler, adaylar hakkında birçok bilgi edinebilir. Parti çalışanları ve gönüllüler, kapıdan kapıya oy toplama çalışmalarının yanı sıra kampanyanın, basılı materyallerin (broşür, afiş, rozet, bayrak vb.) dağıtma işlevini de yerine getirmekte rol alabilirler. Bu tür çalışmalarda yalnızca parti ya da aday sempatizanlarıyla değil diğer seçmenlerle de görüşmelerin yapılmasına dikkat edilmelidir. Seçim kampanyalarında ev ziyaretlerinin aday imajı ve tanınırlığı açısından ayrı bir önemi vardır. Ev ziyaretlerindeki asıl amaç adayı, seçmenlerle yüz yüze konuşarak tanıtmaktır. Gönüllü seçmenlerimiz gruplar halinde adayın propagandasını yapmak için gündüz saatlerinde evleri tek tek ziyaret ederek adayın mesajlarını iletirler. Seçmenin aday hakkındaki görüşlerini ölçmek ve halkın nabzını tutmak için ev ziyaretleri seçim kampanyasının vazgeçilmezleri arasındadır. Ev ziyaretlerinin seçim kampanyasının başarısına sağladığı katkıyı en somut örneği RP´nin iktidar ortağı olma sürecinde görüldü. Halk evinin kapısına kadar gelen adayı somut olarak fark eder ve adayın kendi sorun ve dertleriyle ilgilendiğini düşünür. Bu ziyaret aileden başlayarak akrabaları ve mahalle halkı arasında olumlu etkiler yaratır. Adaylar da halkın sorunlarını yerinde öğrenmiş olur. Ev ziyaretlerinin en önemli yanlarından birisi ev ziyaretlerinden edinilen izlenimlerin seçim strateji merkezine yazılı olarak bildirilmesidir. Böylelikle seçim strateji merkezi halkın istek, şikayet ve dileklerine göre yeni stratejiler geliştirebilir. Bu izlenimlerin aktarılmasında gönüllü seçmenlerin objektif olması gerekir. Gönüllü seçmenler ev ziyaretlerinde özellikle oy avcılığı yapmaktan kaçınmalıdır. Yani ilk izlenim oy avcılığı olmamalı adayın olumlu ve pozitif yanları ön plana çıkarılmalıdır. Bu ziyaretlerin en uygunu, 2 (veya nadiren 3) kişilik bir partili bayan grubunun, gidilecek eve önceden haber vermeden gündüz saatlerinde nadir hallerde önceden haber vererek veya randevu alarak da ev ziyareti yapılabilir.

Bazen bir gurubu bir eve toplayarak ev toplantıları da yapılabilir. Ancak bu toplantıların asıl hedef kitle olan kararsız seçmenlere ulaşmaması partiye oy vermeye kararlı kişilerle sınırlı kalması ve propaganda bakımından önemini kaybetmesi riski vardır. Ev ziyaretleri önceden belirli bir program dahilinde planlı yapılmalıdır. Yani gidilecek kitleyi, gidilecek evleri, gidiş saatini ve karşılaşılması muhtemel durumlarla ilgili senaryolar önceden belirlenmelidir. Gönüllü seçmenler olağan dışı durumlar halinde sakinliğini korumalı ve güler yüzlü olmalıdır. Adayı tanıtan broşür ve materyaller bırakılarak ayrılmalıdır. Ayrıca ziyaret edilen evin halkına saygılı olunmalıdır. Aile ziyaretinin başarılı olması adaya olumlu puan olarak yansır. Aksi ise adaya zarar verir. Bu nedenle ev ziyaretlerinin mümkün olduğunca sorunsuz geçmesine dikkat edilmelidir.

Ev ziyaretlerinde ev halkını ısrarla aday konusunda ikna etme yolunu seçmek yerine adayın olumlu, pozitif yanları anlatılmalıdır. Ev ziyaretleri yemek saatlerine rast getirilmemelidir. Uygun gün ve saat önceden belirlenmelidir. Ev ziyaretine giden gönüllü seçmenlerin yanında adaya ait anahtarlık, rozet, çakmak, iğne-iplik kutusu, önlük, bayrak gibi mütevazı eşyalar götürüp armağan edilebilir. Ama önemli olan adayın hediyesi değil seçmenin sorunlarının dinlenmesi ve sorunlarına çözüm getirilmesi beklentisine yanıt verilmesidir. Seçmenin sorunlarına, çözüm getiren inandırıcı bir söz veya iyi hazırlanmış bir broşür, olumlu ve kalıcı etki yapabilir. Adayın kendisine önem verdiğini hissettirmek; görüş ve şikayetlerinin partiye ileteceğine ikna etmek, partinin de ilgileneceği konusunda teminatlar vermek seçmen üzerinde olumlu bir etki uyandıracaktır. Bu amaçla basılı bir şikayet formu veya bir düz kağıt, ev ziyaretini gerçekleştiren ekibin yanında mutlaka bulundurulmalıdır. Şikayet ve görüşler bu forma işlenmelidir. Ev ziyaretlerinde önce hane selâmladıktan sonra hemen ekip kendini tanıtmalı, "X Partisinin tanıtmaya ve desteğinizi istemeye geldik" denilerek konuya girilmelidir. Konuşurken sıkılgan davranmamalı. Çünkü bu, seçmen tarafından aday hakkında olumsuz intibaya neden olabilir. Aile ziyaretlerinde bir ailenin desteği bile sonuçlar için önemlidir. Seçmenler güçlü partiye oy vermek isterler. O nedenle adayın mutlaka seçileceği ve seçmenlerin oylarıyla başarılı olacağı vurgulanmalıdır. Ev ziyaretlerinde karşıt görüşlerle karşılaşılması durumunda tartışmaya girilmemeli, ısrarla ikna yoluna gidilmemelidir. Aday tanıtıldıktan sonra sakin bir eda ile ev ziyaretine son verilmelidir. Ev ziyaretleri kısa tutulmalıdır. Ayrılırken adayın tanıtım bildirisi, adayın broşürü mutlaka bırakılmalı. Çünkü anlatılanlar unutulur ancak yazılı bir malzeme kalır. Ev ziyaretlerinde ilk izlenim çok önemlidir. İlk izlenimin olumlu olmasına çalışmak, en uygun yöntemdir.

Adayın Ziyaretler

Aday mutlak suretle bölgesindeki tüm kurum ve kuruluşları ziyaret etmek durumundadır. Bu ziyaretler planlı bir şekilde yapılmalı. Ziyarete gidilen yerlere, çözüm önerileri, aday broşürü, projeler ve ekibi tanıtan materyallerle birlikte gidilmelidir. Ziyarete gidilen yerdeki yetkililere çalışmalar hakkında bir brifing dosyası takdim edilmeli ve oradaki kişilere bu projeler anlatılmalıdır. Gidilen yerde gereksiz yere fazla zaman harcanmamalıdır. Ziyarete gidilen yerdeki izlenimler daha sonra hazırlanan formda anlatılmalıdır. Kurumun veya kişinin adaya nasıl destek olacağı belirlenir. Adayın kimleri ziyaret edeceği, kurum, kuruluş ve kişiler kampanya stratejisinin hazırlık aşamasında belirlendiği üzere muhtarlar, basın kuruluşları, odalar, sendikalar, dernekler, kulüpler, cemiyetler, köy dernekleri, bölgenin ileri gelenleri ile esnaflar olacaktır.

Salon Toplantıları

Adaylar, mevsim koşullarını da dikkate alarak birçok etkinliklerini salonlarda yapabilir. Bu nedenle aday salon toplantılarına ayrı bir önem vermelidir. Çünkü kış aylarında açık hava toplantısı yapmak kitleleri bir araya toplamak açısından güçtür. Salon toplantılarında salonun düzenlenmesine ayrı bir önem verilmelidir. Çünkü dinleyicilerin dikkatinin dağılmaması gerekir. Aday salon toplantılarına katılmadan önce salonu önceden görmelidir. Salon toplantılarında dikkat edilecek hususlardan birisi de ısıtma ve havalandırma cihazlarıdır. Yani salon, ne soğuk ne sıcak ne de havasız olmalıdır.

Açık Hava Toplantıları ve Mitinglerin Düzenlenmesi

Adaylar kitlelerle bir araya geldiği açık hava toplantılarında topluluğu dinamik tutmak için çalışmalıdır. Dinleyicilerin dikkatini dağıtmadan onlara seslenmek gerekmektedir. Ayrıca açık hava toplantılarında dinleyicileri heyecanlandırmak için canlı ve coşkulu müzikler kullanılmalıdır. Böylelikle dinleyicilerin dikkati dağılmaz ve müziğe eşlik ederek ortama adapte olurlar. Adaylar, açık hava toplantılarını mümkün olduğunca kalabalık bölgelerde ve insanların çalışmadığı gün ve saatlerde yapmaya çalışmalıdır. Böylelikle katılımı oranı maksimize edilmiş olur. Mitinglere mümkün olduğu kadar fazla insan toplamak gereklidir. Çünkü rakip partiler ve seçmenler adayın desteğinin ne oranda olduğunu takip eder. Ayrıca medya organlarının da mitingleri takip edeceği ve kamuoyuna aktarılacağı düşünüldüğünde kamuoyuna mümkün olduğunca kalabalık bir görüntü vermek gerekmektedir.

ADAY- MEDYA İLİŞKİLERİ

Seçim Kampanyasının en önemli ayaklarından birisi de aday ile medya kuruluşları (radyo, televizyon, gazete, dergi, ve internet yayıncılığı) arasındaki iletişimdir. Aday medyanın nimetlerinden mümkün olduğunca fazla yararlanmasını bilmelidir. Bunun için medyaya özel bir önem verilmelidir. Yerel medya ile ilişkiler iyi tutulmalı ve onların görevlerini en iyi şekilde yapabilmelerine olanak tanınmalıdır. Basın mensuplarıyla iletişim geliştirilmesi için seçim kampanyasının başlamasıyla birlikte basın mensuplarına bir brifing verilebilir. Adayın bölgedeki, radyo, televizyon ve gazetelere adayla ilgili haberlerin sağlıklı, doğru ve hızlı şekilde geçilmesi sağlanmalıdır. Bu nedenle mümkünse seçim ofisinde bir basın bürosu oluşturulmalıdır. Bu basın bürosu medya ile ilgili tüm çalışmaları yürütmelidir.

Medya ve Gündem Takibi

Adaylar seçim kampanyası boyunca faaliyet gösterecek bir basın bürosunu mutlaka kurmalıdır. Basın Bürosu öncelikle bölgede yayın yapan tüm medya kuruluşlarının yetkililerini, adreslerini, iletişim yollarını önceden belirlemeli. Bundan sonra seçim kampanyası boyunca bölgede seçimlerle ilgili haberlerin (rakip adayların, muhtemel gelişmelerin) takip edilmesi gerekir. Yani basın bürosunda medya takibi yapılmalıdır. Televizyon, radyo, gazete ve dergilerde çıkan aday vyea rakip adayla ilgili tüm haberler toplanmalıdır.

Basın Bülteni

Adayın Seçim Kampanyası boyunca yaptığı tüm çalışmalar(özel görüşmeler dışında) organize ve planlı bir şekilde basın bülteni şeklinde, fotoğraflanıp yazılı medyaya dağıtılmalıdır. Basın Bülteninde adayla ilgili her türlü iletişim bilgisine yer verilmelidir.(Seçim Ofisi telefonu, Cep Telefonu, Faks, Mail, Adres, Seçim Bürosunun adresleri) Basın Bülteni formatı da kolay okunacak şekilde dizayn edilmelidir. Yapılan faaliyetlerin kamera ile çekilerek televizyonlara, ses kayıt cihazı ile kasede alınarak radyolara ulaştırılması gerçekleştirilmelidir. Aynı zamanda radyo ve televizyonlardaki ilgili programlara adayın katılmasının sağlanması için gerekli girişimlerde bulunulmalı, adayın medya kuruluşlarına yapacağı ziyaret programı planlanmalıdır.

Basın Dosyası

Bölgedeki yerel medya ile ulusal medya temsilcilerine adayı tanıtan broşür, el ilanı, özgeçmiş, iletişim adresleri, Web site adresi, Seçim bürolarının adres ve telefonları, Seçim Kampanyasını yürüten yetkililerin isim ve telefonları basın dosyası şeklinde basın kuruluşlarına iletiminin sağlanmasında büyük yarar vardır. Çünkü basın kuruluşları istedikleri her an adayın kendisine ulaşabilmelidir. Basın dosyasında ayrıca adayın sorunlara karşı çözüm önerileri, ve yeni projeleri de yer almalıdır. Aday, adaylığını ilk olarak basın toplantısı düzenleyerek açıklamalıdır. İlk basın toplantısı önemlidir. Çünkü burada verilecek mesajlar toplumun karşısına bu şekilde çıkacaktır. Bu nedenle ilk basın toplantısının metni özel olarak hazırlanmalıdır. Basın toplantısında medya kuruluşlarının temsilcilerinin tüm sorunları yanıtlanmalı, onlarla ikili ilişkiler sıcak tutulmalıdır. Yine belli aralıklarla seçim kampanyasının değerlendirilmesi için basın toplantıları yapılmasında fayda vardır. Bunun dışında adayla ilgili olarak bir röportaj örneği hazırlanır ve istenen basın kuruluşlarına verilir. Böylelikle adayın zaman ve mekan sorunu da ortadan kalkmış olur.

Adayın Tartışma Programlarına Katılması

Günümüzde televizyonların, kamuoyunu yönlendirme ve etkilemedeki önemi herkes tarafından kabul gören bir gerçektir. Seçimin kaderini belirleyecek en etkili kampanya tekniklerinden birisidir. Bu nedenle aday kendisini televizyonlarda, radyolarda ve çeşitli ortamlarda yapılacak tartışma programlarına hazırlaması gerekir. Televizyon ve radyolardaki tartışma programları seçmenlerin adaylar hakkındaki ayrıntılı bilgi düzeylerini yükseltir, kanaatlerini pekiştirir. Aynı zamanda aday kimliğinin yapılandırılması önemli yer tutmaktadır. Aday, tartışma programlarında yoğun bir izleyici kitlesine seslenmesi ve sahip olduğu etki nedeniyle kazanç ve kayıpları önceden değerlendirip taktik ve planlama yapmalı bunu prova etmelidir. Tartışma programlarında bir başka önemli özellik de adayın nasıl bir görüntü çizdiğidir. Katılınacak televizyon programıyla ilgili olarak öncelikle program yapımcısından programın içeriği ile ilgili bilgi alınması gerekmektedir. Programa başka kimlerin katılacağı, konuşma süresinin ne kadar olacağı, sunucunun nasıl bir karaktere sahip olduğu, özel bir kıyafet renginin olup olmadığı, programda neler konuşulacağı gibi soruların cevabının alınması gerekir. Böylelikle programda özellikle hangi konular üzerinde ne kadar süreyle durulacağı planlanır.

Etkin aday, tartışma programında eylemlerini, olaylar üzerindeki etkisini, kendi girişimlerini açıklayıcı dinamik bir yapı oluştururken, edilgen aday kaygılıdır, kendi girişimleri hakkında konuşamaz. Aday, tartışma programlarında kendisinin, barış yanlısı, ailesine sadık, dini inançlara saygılı, devlet adamı özelliklerine sahip ciddi, ağır başlı bir karaktere sahip olduğunu giyimi, davranışları, rakiplerine karşı geliştirdiği tavır ve sözcüklerle gösterebilmelidir. Adaylar, seçmenlerin isteklerini, beklentilerini bilerek tartışma programına katılmalı ve seçmenlerin duymak istediği konular üzerinde yoğunlaşmalıdır. Aday tartışma programlarına katılmak için ciddi bir hazırlık safhası geçirmelidir. Adayın saç kesiminden sakalına, kıyafetinden elinde tutacağı aksesuarlara ve önündeki dosyalara kadar her şeyin iyi planlanması gerekir. Aday tartışma programlarında konuşulacak her türlü konuya hazırlıklı olmalıdır. Mümkünse aday rakiplerini stratejisini kurguladığı konu üzerinde konuşmaya zorlamalıdır. Böylelikle rahat bir görüntü izlenimi doğurur ve rakip adaylar bundan rahatsız olur. Söz konusu tartışma programları seçimlere katılan adayların görüşlerini ve kişiliklerini karşılaştırma fırsatı sağladığı gibi seçmenlerin de seçimlere olan ilgilerini artırır. Aday, televizyon ve radyolardan gelen program tekliflerini mutlaka kabul etmeli ve programların formatına uygun hazırlık yaparak katılmalıdır.tüm bunları eksiksiz yerine getirmek için sizin adınıza sizinle sırf hizmet için yanınızdayız.

İletişim tarzları:

Görsel basın,yerel basın ulusal basın,matbu afiş reklam türleri,internet iletişimi,yüzyüze ikna,özel toplantılar tertip etme,dikkat dağıtıcı hedefe motive tekniği,sırf sizin için sizinle hizmetinizdeyiz.

Seçmen tipleri:

Seçmenlerin karar vermeleri sırasında, son derece tutarsız davranabildiklerini, esen rüzgara göre hareket edebildiklerini daima gözlemlemekteyiz. `hiperaktif` çocukların kontrolu kaybedip, nereye çekersen oraya gitmelerine benzettiğimiz duruma ilişkin bir parti ile bağdaştırdığınız simgeler nelerdir? Bu simgeler ve çağrışımları? Scientific American dergisinin aralık sayısında aktarılan, ilginç bir çalışma var: Bir seçim yapmamız gereken durumlarda, öncesinde belli belirsiz bir biçimde aldığımız işaretler, hangi seçeneğe yöneleceğimizi belirliyor. Örneğin, öncesindeki işaret kelime `günışığı` olan seçenek, işaret kelimesi `kanser` olana göre daha hızlı tercih ediliyor. Pek şaşırtıcı değil. Zaten bilinen bir durum. Partilerin amblemlerine titizlenmelerine de şaşmayalım. çağrışımın kuvvetinden yararlanma amaçlı bir iletişim stratejisine çağrışım yapmasının, farklı eğilimleri olanlarda, çekici veya itici etkisi olması gibi. Bizden misin, onlardan mısın? İşte bütün mesele bu. Adayların kim olduğunun, ne kadar mükemmel olduğunun anlatılmasının pek önemi varmış gibi gösterilse de, Amerikalı araştırmacıların ulaştığı sonuç; adayın varolan eğilimlere ne kadar uyduğunun anlatılmasının en önemlisi olduğu. `bizden` ya da `onlardan` olduğunu ima eden her şey, seçimleri yönlendirmenin en kestirme yolu. Simgeler, bazen giyinme özellikleri, bazen şive ya da ten rengi olarak, pek de kafa karıştırmaksızın kendilerini gösterirler. Olumlu çağrışım dediğimde, birisi için olumlu olan (renk ya da giyim tarzı) diğer kişi için pek öyle olmayabilir. Üstelik, bu konulardaki fikirlerimiz, oldukça kesindir, keskindir. Simgeden ne algıladığımız seçim anında pek de değişmeyebilir; nasıl bellediysek öyle gidebiliriz. Seçim propagandası dediğimiz, varolan klişelere hangimizin daha yakın olduğunu kanıtlamaktan ibaret olabilir. Seçim otobüsünde çalınan müzik, badem bıyık, kafadaki poşu ve benzerleri söylenecek birçok söze göre, seçmen tavrını çok daha fazla etkileyecektir. Seçimlerde herkes eninde sonunda bildiğini yapacak, zaten kendisine yakın gelen her ne ise ona yönelecekse, bütün bu tantana niye? Seçim kazandıran tipler. Kendisine kimin yakın olduğunu karıştırabilenleri, sapla samanı ayırmakta zorlanan seçmenleri kazanmak fena bir yol olmayabilir. Bir kere okur yazar olmayanların 5-6 milyon kişi olduğunu düşünürseniz, sözle ya da yazıyla değil, şarkıyla ya da görüntü ile yakınlık yaratanlar öne geçebilir. Az önce değindiğim sosyal araştırmada, zencilere eşit haklar tanınmasının önemini vurgulayan yaklaşımla oy filan arttırmak mümkün gözükmüyor. Ama, (protest zencilere özgü sayılan) `hip-hop` müziği çaldığınızda, oyları bağladınız sayılıyor. Siz ülkemizdeki karşılığını bulun artık. Bir de, kendisine kimin yakın olduğunu, yakın durduğunu bilenler var; ama bu seçmenler yaklaşmaya üşeniyorlar. Otobüsle taşınanlar da bu gruba örnek. Tabii, kepap ısmarlanandan kaldırım ihalesi teklif edilene kadar uzanan bir işini bilen ya da nerede durduğunu pek takmayan grup önemli bir çoğunluk oluşturmakta. Orada da, seçimleri etkileyen simge genellikle bir koku oluyor. Kötü bir koku. Bu simge etkisine açık grupların toplamının neredeyse seçimlerde yüzde 50 oy oranı kazandıracak tipte olduğunu düşününce, insanın oportünist olmaktan başka çaresi kalmıyor. Elbette, seçim kazanmak gibi bir amacınız var ise sırf çözüm için yanınızdayız.

KİTLA İLETİŞİM ARAÇLARINI KULLANMA:

Kitle iletişim araçları, genel bir tanımla "kitlesel bir boyutta ileti dağıtabilen araçlar" olarak tanımlanabilir. Kitle iletişim araçları; haber ve bilgi verme amacı başta olmak üzere, eğitmek ve eğlendirmek gibi amaçlar taşıyan, belirli bir okuyucu kitlesine, belirli aralıklarla ya da sürekli olarak ulaşan araçlardır.

Teknolojik gelişimin tabii sonucu olarak gelişen ve elektronikleşen iletişim araçları, iletişime sürat ve kolaylık sağlamakla kalmamış; aynı zamanda iletişimi, kitle iletişimine çevirmiştir. Günümüzde İnternet (e-posta vd.), telgraf, telefon, faks gibi haberleşme araçları; gazete, radyo, televizyon gibi kitle iletişim araçları; uydular, bilgisayarlar (İnternet) birer iletişim aracı olarak iletişimin ayrılmaz parçaları durumuna gelmiştir. Bu elektronik iletişim araçları, günümüzde, kurduğu haberleşme ağıyla kültürü de yaygınlaştırmış; küresel bir köye dönüştürmüştür.

Günümüzde toplumsal varoluşu gerçekleştirerek ortaklık yaratmak, bu varoluşu ve ortaklığı sürdürebilmek için kitle iletişimine; dolayısıyla kitle iletişim araçlarına ihtiyaç vardır. Çünkü kitle iletişim araçları, uzmanların ortak bir noktada birleştikleri üzere, sahip olduğu özellikleriyle alıcı kitlesi üzerinde yarattığı etki ve etkileşim süreci sonunda toplumsallaştırmayı gerçekleştirmeye muktedir araçlardır.

Kitle iletişim araçları

Gazete, dergi, radyo, televizyon, sinema gibi kitlelere ulaşan ve iletişimi sağlayan araçlara kitle iletişim araçları denilmektedir. Kitle iletişim araçlarının amacı amacı düşünce, fikir, haberleri çok kısa zamanda geniş kitlelere ulaştırabilmektir. Kitle iletişim araçları; "Daha geniş kitlelere, çevrelere seslenebilmek, onlarla iletişim kurmak için gerçekleştirilen elektromanyetik dalgaların ve bunların alıcılarının kullanımı ile tüm kitleye seslenebilme olanağı veren bir araçtır."

Kitle iletişim araçlarını incelerken kitle, kitle iletişim araçları (gazete, dergi, radyo, televizyon, sinema, kitap gibi) aracılığıyla geniş ve bilinmeyen kitleye (dinleyici, okuyucu, izleyici) iletilmesidir" İletişim; Bilgi, düşünce, duygu, tutum ve kanılarla, davranış biçimlerinin kaynak ile alıcı arasındaki bir ilişkileşme yoluyla bir insandan diğerine bazı oluklar kullanılarak aktarılma süresine denir. Kitle; "Toplumun içerisinde bütün grupları, bireyleri temsil etmektedir. Kitle iletişim araçları her türlü iletişime olanak sağlamak üzere kurulmuş olan sosyal yapıları ve bu yapılar için gerekli araçları ifade eder. Kitle iletişim araçları, kültürel, ekonomik, eğitim, siyasi, eğlence, haber, gündem gibi birçok kamusal görevi yerine getirerek toplumda bir güç unsuru olmuştur. Bazı batı ülkeleri kitle iletişim araçlarını dördüncü güç olarak kabul etmektedir. En az yasama, yürütme, yargı gibi halkı ilgilendiren ve kamuoyu oluşturabilen bir güç unsuru niteliğindedir.

Kitle iletişimi, "Türkçede; kitle haberleşmesi" şeklinde ifade edilir. Kitleler ise toplumun bütününü veya bir bölümünü kapsayan ve etkileyen bir güç unsurudur. Kitle iletişim araçları iletişimden ve kitlelerden ayrı tutulamaz. Kitle iletişim araçları 15. yüzyılda Batı Avrupa'da hareketli metal harflerle baskı yapıldığı tarihe dayanmaktadır. Alman Johann Gutenberg'in 1434-1436 yılları arasında matbaayı bulmasıyla kitle iletişim araçlarının kullanılmasına başlanmıştır. Ancak kitle iletişimi insanlığın var oluşundan bu yana var olmakta ve ilerlemektedir.

Bazı tarihçilere göre kitle iletişim araçları 5 aşamadan oluşmuştur. Bunlar;

Kitle iletişimi geçmişten bugüne kadar var olmuş ve sürekli gelişerek ilerlemiştir. "İlk kitle iletişim aracı Roma ve Mısır'da kullanılan gazete olmuştur. Gazetenin iletisi okur-yazarlıkla sınırlıdır. Uzun yıllar iktidarını sürdüren gazete iletişim teknolojisindeki gelişme sayesinde yerini radyoya bırakmak zorunda kalmıştır. "II. Dünya Savaşı'ndan sonra da televizyon kitle iletişim aracı olarak kabul edilmiştir." "Kitle iletişim araçları bugün dünyanın hemen her yerinde cereyan eden olayları en kısa sürede kitlelere ileten çağdaş ve etkin bir organizasyondur." Teknolojinin hızla gelişmesiyle birlikte kitle iletişim araçları bireyleri, grupları, toplumları ve kültürleri etkilemekte ve vazgeçilmez bir konuma gelmektedir. Artık kitle iletişim araçları toplum yaşantısının önemli bir parçası olmuştur. Hayatın her kesiminde yer almaktadır.

Günümüzde toplumsal varoluşu gerçekleştirerek ortaklık yaratmak, bu varoluşu ve ortaklığı sürdürebilmek için kitle iletişimine; dolayısıyla kitle iletişim araçlarına ihtiyaç vardır. Çünkü kitle iletişim araçları, uzmanların ortak bir noktada birleştikleri üzere, sahip olduğu özellikleriyle alıcı kitlesi üzerinde yarattığı etki ve etkileşim süreci sonunda toplumsallaştırmayı gerçekleştirmeye muktedir araçlardir.

Kitle iletişim araçlarının özellikleri

Kitle iletişim araçlarının fonksiyonları üzerinde ilk kez duran Laswell (1960), bilgi verme, ikna etme ve toplumsallaştırma fonksiyonlarından söz etmektedir. Charles WRIGHT (1961), kitle iletişim araçlarının bu fonksiyonlarına eğlendirme fonksiyonunu eklemiş; Kenneth Boulding (1962) ise bu fonksiyonların yanı sıra, malları tanıtma fonksiyonunun önemini vurgulamıştir.

Kitle iletişim araçlarının fonksiyonlarını

Kitle iletişim araçları, bu fonksiyonları gerçekleştirirken doğal olarak alıcı üzerinde de bir etki yaratır. İletişim, her şeyden önce bir bilgi alışverişidir. Bu alışverişten amaçlanan da anlamak, anlatmak, öğrenmek ve eğitim görmek ihtiyaçlarının giderilmesidir. Bu ihtiyaçların giderilmesi amacıyla başlatılan iletişim sürecinin sonunda yaşanan olgu, etkileme ve etkilenme; yani etkileşimdir.

Araştırmacılar, kitle iletişim araçlarının etki alanlarını;

1. Fert, grup ya da örgüt düzeyinde etkilenme,

2. Sosyal kurum düzeyinde etkilenme,

3. Toplum düzeyinde etkilenme,

4. Kültür düzeyinde etkilenme" olarak gruplandırmaktadır.

Kitle iletişim araçlarının etkileri fert açısından ele alındığında ise;

1. Bilgi ya da görüşü kapsayan etkiler,

2. Tavır ya da duyguyu kapsayan etkiler,

3. Davranış üzerine etkiler" olarak üç ana başlık altında inceleniyor.

Kitle iletişim araçlarının etki türleri şu şekilde sınıflandırılmaktadır;

1. Tavır ile düşünce değişiklikleri,

2. Ferdi ve toplu tepkiler,

3. Gündem belirleme,

4. Toplumsallaştırma,

5. Denetim,

6. Gerçeği tanimlama,

7. Egemen ideolojinin sürdürülmesi.

Kuramcılar kitle iletişim araçlarının etkilerinin fert ve toplum açısından ne yönde olduğu konusunda ortak bir görüşe sahip değiller; konu ile ilgili tartışmalar, günümüzde de sürmektedir. Kimi araştırmacılar kitle iletişim araçlarının fert ve toplum açısından etkilerinin olumlu olduğunu savunurken kimi olumsuz olduğunu, kimileri ise sınırlı olduğunu savunmaktadırlar.

Araştırmacılar, hangi görüşü savunurlarsa savunsunlar sentez olarak ortaya çıkan ortak bir görüş var; Kitle iletişim araçları, bilgi, görüş ve düşüncelerin paylaşılmasını sağlayan; sosyal örgütlenmeyi güçlendiren; kamuoyu oluşturan; insanın anlama, anlatma, öğrenme ve eğitim görme gibi temel ihtiyaçlarını karşılayan; insan ilişkilerini değiştirip geliştiren; yeni davranış ve tutum kalıplarını, görüş ve düşünce akımlarını yaygınlaştıran en etkin iletişim araçlarıdır. SIRF Çözüm için sizinle kitle iletişim araçlarını bilimsel olarak kullanmaktayız.AKLIN YOLU BİRDİR.